Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Uğur BİLGE ‘’1 Aralık Dünya HIV/AIDS Günü’’ nedeniyle yapmış olduğu açıklama; HIV (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü), doğrudan bağışıklık sistemine zarar veren bir virüs olup bu virüsü taşıyan insanlar “HIV pozitif” olarak adlandırılır. HIV, vücut direncini azaltarak insanların kolayca hasta olmasına neden olur. AIDS (Edinilmiş Bağışıklık Yetersizliği Sendromu) ise HIV virüsünün bağışıklık sistemini zayıflatmasından sonra ortaya çıkan hastalık hâlidir.

HIV enfeksiyonu, ilk defa ortaya çıktığı 1980’li yıllardan bu yana tüm dünyada artarak yayılmaya devam etmektedir. Enfeksiyon, korunmasız cinsel temas, ortak enjektörlerle damar içi madde kullanımı ve enfekte kan verilmesiyle ya da anneden bebeğe gebelik döneminde, doğum sırasında veya doğum sonrasında emzirmeyle bulaşabilmektedir. Bulaşma yollarının çeşitliliğine bağlı olarak HIV enfeksiyonu tüm yaş gruplarında görülebilmektedir.

Henüz HIV virüsüne karşı aşı üretilmemiş olmakla birlikte günümüzde hastalığın tedavisinde önemli gelişmeler kaydedilmiş olup, tedavi ile bulaştırıcılığı azaltılmakta ve enfeksiyonun anneden bebeğe geçişini engelleyebilmektedir.

Ülkemiz HIV/AIDS açısından hastalığın az sıklıkta görüldüğü ülkeler arasında yer almakla birlikte son yıllarda vaka sayılarında artış izlenmektedir.

HIV enfeksiyonu önlenebilir bir hastalıktır ve korunma önlemleri tedaviden çok daha etkili ve ucuzdur. En sık görülen bulaşma yolu cinsel temastır. Bu nedenle korunmada “tek çare tek eşliliktir”. Tek eşliliğin yanı sıra, riskli cinsel temasta doğru kondom kullanımı, hastalığın cinsel yolla bulaşmasına karşı en güvenli ve basit korunma yoludur. Şüpheli durumlarda ise vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna müracaat ederek test yaptırmak gerekir.

Ülkemizde 1986 yılından bu yana kan ve kan ürünleri ile bulaşmaya karşı insanları koruma amacı ile tüm kan ve kan ürünleri HIV yönünden test edilmektedir. 1987 yılından beri organ ve doku nakilleri öncesinde de gerekli testler yapılmaktadır.

HIV enfeksiyonunun, HIV pozitif kişilerle aynı iş yerinde çalışmakla, aynı okulda okumakla, aynı ortamda bulunmakla, tükrük, gözyaşı, ter, öksürük, aksırıkla,  ortak çatal kaşık kullanmakla; dokunmak ve tokalaşmakla; telefon, kitap, defter gibi araçlar ile duş-banyo alanlarını, havuzları, tuvaletleri ortak kullanmakla, böcek ısırması ve sinek sokması gibi durumlarda bulaşmadığı bilinmektedir, dedi



G?nderen: haber