Ülkemizde kadınların da erkeklerin de en sık yaptırdığı estetik uygulamaların başında yer alan burun estetiği, son günlerde kamuoyuna yansıyan ‘Burun estetiğinden hayatını kaybetti’ haberleriyle gündeme geldi. Sağlıklı nefesin yanı sıra psikolojiyi de olumsuz etkileyebilen burun eğriliğinin çözümünde riski ve ağrıyı minimuma indirmenin yollarını Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde görevli Doç. Dr. Erkan Soylu açıkladı.

Rinoplasti, buruna kalıcı şekil vermek, estetik olarak burun şeklini değiştirmek olarak tanımlanıyor. Estetik uygulamalar içinde en yaygın olan uygulama olarak bilinen rinoplasti, sadece yüzde doğal ve estetik görünüm oluşturmakla kalmıyor, solunum yollarını daraltan deformasyonları da gidererek rahat nefes konforu da sunuyor. Ancak tıp ve cerrahide gelişen yöntemlerle daha ağrısız ve etkin sonuçlar doğuran bu operasyon son zamanlarda kamuoyunda ameliyat sonrası gelişen ciddi komplikasyon haberleriyle gündeme geldi. Konuyu Medipol Mega Üniversite Hastanesi Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Erkan Soylu’ya sorduk. Doç. Dr. Erkan Soylu’ya göre burun estetiğini planlayan hastalar doktor ve hastane kadar ameliyata uygun olup olmadığı konusunda da tetkikten geçmeli. İşte burun estetiğinde yüz güldüren sonuçlara giden yol…

İkilemde kalmayın!

“Rinoplasti’de plastik cerrah mı yoksa KBB ve baş boyun cerrahı mı daha iyi ikilemine düşmeyin. Bu operasyonu her iki branşın uzmanları da yapıyor.  Bugüne kadar 3 binin üzerinde burun estetiği operasyonu yürüttüm. Hastalara önerim şu: Bir hekimin konuyla ilgili tıbbi literatüre katkısı ve konferanslarda yaptığı konuşmalar önemlidir. Ancak daha önemlisi daha önce yaptığı işlemin sonucudur. Daha önce tedavi edilen hastalara danışarak bu konu ile ilgili bilgi edinebilirler”.

Operasyonun mevsimi yok

“Burun estetiği ameliyatı, yılın her mevsiminde güvenli yapılabilir. Kışın ameliyat olan hastalarımızın oda sıcaklıklarını iyi ayarlamaları ve kendilerine iyi bakarak ameliyat üzerine bir de soğuk algınlığı geçirmemeleri önemlidir. Yaz aylarında ise hastalarımızın ameliyattan sonraki ilk 20 gün denize ve özellikle havuza girmemeleri enfeksiyon kapmamaları açısından önemlidir. Hastalarımızın yüzlerinde oluşan morarma ve renk değişiklikleri tamamen geçmeden güneş ışınlarına maruz kalmamaları gerekir. Sonuç olarak hastalar ameliyat tarihlerini işlerine ve izinlerine göre ayarlasınlar. Çünkü yılın her mevsiminde burun ameliyatı güvenli yapılabilir”.

Cihazı yöntemle karıştırmayın

“Rinoplasti ameliyatında kullandığımız aletler her geçen gün gelişmeye devam ediyor. Bunlardan biri de piezo cihazı. Piezo, kemik şekillendirmede cerrahlara kolaylıklar sağlıyor ve yumuşak dokuya zarar vermediği için morarmayı azaltıyor. Ancak piezo ile kırmadan, morarmadan, kansız cerrahi gibi söylemler doğru değil. Piezo rinoplasti, ultrasonik rinoplasti gibi tanımlamaları da doğru bulmuyorum. Her yeni çıkan alete göre rinoplasti işleminin ismini değiştirmek ve bunu pazarlamak bana etik gelmiyor”.  

Herkes ameliyat olamaz

“Maalesef bütün cerrahi işlemlerde olduğu gibi burun estetiği ameliyatlarında da çok nadir de olsa ölüm vakaları görülüyor. Genellikle hastanın daha önce mevcut olan bir probleminden kaynaklanır. Ameliyat öncesinde ameliyata engel olabilecek problemleri, olağanları ayıklamak için gerekli tetkik ve araştırmaları yapıyoruz. Kalp, böbrek, karaciğer, solunum yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunları olanları, 18 yaşından küçük çocukları, kan pıhtılaşması ile ilgili sorunları olanları, kontrolsüz diyabet ve hipertansiyonu olan hastalarımızı burun estetiği için uygun görmüyoruz. Bu hastalarımızın ciddi sağlık sorunları, tedavi edildikten sonra ameliyat olmaları uygundur”.

Mükemmeliyetçilik çıkmazı

“Rinoplasti ameliyatı sonrası revizyon oranı yüzde 5 ile yüzde 10 arasındadır. Burnun revizyon ihtiyacı olup olmadığına hasta ile hekim birlikte karar vermeli. Hekim ile hasta ameliyat öncesinde birbirini iyi anlamalı, ameliyat sonrası beklentinin ne olacağı hekim tarafından hastaya açıklanmalı ve hastanın anlaması sağlanmalı. Bazı hekimler 3D ve 2D simülasyon programlarıyla hasta ile birlikte çizim yaparak hastaya anlamaya çalışır. Ancak bu programlarla her şekildeki burun, istenilen düzeyde rahatlıkla düzeltilebilir ki gerçekte ameliyat ile bu kadar değişim elde edilemeyebilir. Bu nedenle hekimler, hastanın önceki burunlarının tüm özelliklerini dikkate alarak gerçekçi düzeyde düzeltmeler yapmalılar. Hastalar düşük de olsa rinoplasti sonrasında bir revizyon ihtimali olabileceğini bilmeli, hekimler de hastalarına gerçekçi vaatlerde bulunmalılar. Benim hastalarıma tavsiyem, ameliyat sonrasında daha iyi nefes alan ve de daha iyi görünen bir buruna sahip olduktan sonra ufak tefek sorunları çok kafaya takmamaları ve defalarca ameliyat olmamalarıdır”.

 



G?nderen: haber